20 Ekim 2010 Çarşamba

Çiçek Açmış - 3


Blog açıldığından beri Kadıköydeki 3. Galatasaray maçı..

30 Ağustos 2009 Pazar

TSL 2009 - 2010'un en kötü 5 forması

Geçen sene ilkini yazdığım sezonluk forma eleştirisini, her sezon için devam ettirmek istiyorum. Bu da 2009 - 2010 versiyonu. Geçen senenin postu bu linkte. Takımlar geçen sezona göre bu sezon oldukça başarılı olmuş bence. Tasarım ve renk seçimleri oldukça iyi, en azından bir kaç forma dışında. Geçen seneye göre oldukça zorlandığımı söyleyebilirim.
1- Galatasaray Mor Forma

Turuncu formadan sonra bir de mor forma çıktı karşımıza. hadi turuncu anlaşılır, sarı ve kırmızıyı birleştirmişsin, turuncu elde etmişsin. Mor ne alaka onu gerçekten merak ediyorum. Öyle bir forma yapmışlarki, Galatasaraylı olmayan herkes, bir forma ile bu kadar mı dalga geçer yahu? Dizayn edenlere söylüyorum; kendinize saygınız yoksa, bu ülkenin en büyük iki camiasından birine de mi saygınız yok? Tek kelime ile rezalet. Geçen sene Fenerbahçe'nin neon formasının aldığı tahtı bu sene Galatasaray'ın mor forması alıyor.


2- Beşiktaş Damalı Forması
Damalı bir forma yapmaya çalışılmış. Ancak kaş yaparken göz çıkartılmış. formadaki dörtgenler, damaları değilde, baklavaları andırıyor insanlara. Damaların, pardon, baklavaların giderek büyümesi de ayrı bir facia. İlk iki sırayı Adidas formaları ele geçirmiş durumda. Bu sene pek uğraşmamışlar anlaşılan. Gerçi geçen sene de aynı durum vardı.




3- Ankaraspor Mavi Forma
Melih Gökçek'in Ankaraspor'u farklı birşey denemiş, ancak olmamış bence. Formadan çok bir Lacoste tişörtü andırması, hele dizaynı aynı, herkesin üstünde olanından olması çok kötü durmuş. Kimileri beğenmiş olabilir formayı, farklı bir çalışma, ancak bu ülkede neon formaları, mor formaları beğenen insanlar olduğunu unutmayalım. Belediye'nin bir formasıda aynen bu formaya benzemekte, ancak üzerinde reklam olanından, onu da dolaylı yoldan bu listeye katabiliriz.



4-Kasımpaşa Deplasman Forması

Buz mavisine çalan bir renk kullanmak Paşa'ya yakışmamış. Aslında söylenecek fazla birşey yok forma için, fazla uğraşılmamış dizaynıyla. Farklı olan renk ortaya çıkartılmış.
Bu formanın bir de tam ters versiyonu var, renklerin yer değiştirmiş olduğu. O daha bir güzel olmuş sanki



5-Trabzonspor Turuncu Forması

Turuncu formaya karşı bir alerjim mi var bilinmez ama, rengi turuncu olmayan takımların bu renkte forma yapması gözüme çok kötü geliyor. Yoksa turuncu renk ile bir alıp veremediğim yoktur. Galatasaray'ın turuncusundan sonra, hatayı tekrar ettirmek olmuş Trabzon için.


Formalara genel eleştiri: İsimlerin numaralın altında yazdığı formalar nereye kadar güzel olabilir ki zaten? Yeni yönetmelik gereği alta yazılan isimler ikinci sınıf bir lig imajı veriyor bana nedense. Galiba, fontlara da kısıtlama getirilmiş, geçen sene Fenerbahçe'nin kullandığı font(contraattack yazı tipi, ve kenarları parlayan) düz bir renge sahip edilmiş, ayrıca numaralardaki Fenerbahçe logoları da kaldırtılmış. Kulübün kendi kararı değil bu, çünkü Avrupa maçlarında bu fontlar kullanılıyor diye biliyorum. Televizyondan avrupa maçı izleyemediğimiz için emin konuşmamak gerek.

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Veren memnun, peki ya alan?


Tabata, geçen senelerde ligimize Gaziantepspor'un transferi olarak geldi, Alex'in bir kaç gömlek altı dediler. Bu bile Anadolu takımlarında iş yapmasına yetti. Yetmiş olacak ki, Beşiktaş bu futbolcuyu 8 milyon euro vererek transfer etti. Peki hangi futbol ilim ve irfanına dayanarak, böyle bir futbolcuya 8 milyon euro verdi Beşiktaş? Mustafa Denizli'nin aylardır bitmek bilmeyen 10,5 numara isteği, Beşiktaş'ı Şampiyonlar Ligi gelirlerini, Gaziantepspor'a teslim etmesine sebep oldu. Sadece İsmail Köybaşı için verilen 6.5 milyon euro da cabası. Muhtemelen bir Anadolu takımının bir transfer sezonu içinde yaptığı en büyük satış rakamlarıdır.

Peki gelelim bu transferi kim yapıyor? İbrahim Kızıl ile iş ortaklığı bulunan Yıldırım Demirören tabiki. Yakında Beşiktaş'ı tapulu malı yapacak olan Yıldırım Demirören'e yönetim kurulu, "Sen ne yapıyorsun arkadaş?" veya daha kibar bir üslup ile "Başkanım, bu milyon euroları saça saça nereye kadar gideceğiz?" demiyor mu?. Demiyor iste yönetimin toptan istifa etmesi gerekir. Öncelikle bu transferleri onaylayanlar.

Eğer bu tepkiyi veriyorlarda bir işe yaramıyorsa, veya veremiyorlar ise, Beşiktaş için durum kötü yönetilen takım imajından daha kötüye gitmiştir. Koltuğunu sağlamlaştıran bir başkan, yönetim kuruluna sormadan, bugün transfer yapabiliyorsa, yarın daha büyük çapta şeyler yapabilir. Yapılan Nihat transferine değinmiyorum bile.

Beşiktaş'ın en kısa sürede eskiye dönmesi gerekiyor, en azından eskisi gibi olmaya ihtiyacı var. "Beşiktaşlı duruşunu" ağzına sakız etmeyen, ama sergileyen birine. Süleyman Seba gibi mesela. Nasıl ki Adnan Polat'tan önce Fenerbahçeliler ve Beşiktaşlılar Özhan Canaydın'ı desteklediler ise, eminimki tüm Galatasaraylılar ve Fenerbahçeliler, Yıldırım Demirören'in Beşiktaş'ın başında kalmasından son derece memnundurlar.

27 Ağustos 2009 Perşembe

Çakma Cesur Yürek

Bir tanesini anlatan film "Braveheart" yani Cesuryürek. Ötekisine de Tuncay fanatiği Fenerbahçeliler tarafından takılmış bir lakap. Hakeden ile haketmeyen var tabi. William Wallace, İngiltere'ye karşı kendi halkının özgürlüğü için savaşmış, ötekisi, ille de İngiltere demiş, İngiltere'de kalmak için çabalayıp durmuş! Bize ders olsun, umutlananlara, efsane olarak görenlere ders olsun! Öyle herkesi hemen efsane ilan edip, lakaplar takmayın. Hakedenlere verin bu onuru, mesela Gökhan Gönül'e.. Bu arada daha önce blogda değinmemiştim. Nice 5 yıllara Gökhan Gönül. Umarım Emre'ye bile layık görülen kaptanlığı bırakmamak üzere alırsın zamanın gelince.


Bazıların "ruh" ilan ettiği, bazılarının ise duruşunu koruyup, gerekenden fazla değer vermeyen Tuncay için, Middlesbrough, Stoke City ile anlaşmış. Tuncay'ın EPL'de vasat altı takımlarda oynama işini abarttı, heralde küme düşmeyi sevdi.. Ee tadını aldı bir kere.

Umarım, "geri gel, seni bağrımıza basacağız" tarzı konuşan, ruhçu taraftar, kimin ne olduğunu, ve kendi adlarına göre konuşmaları gerektiğini anlamıştır. Tuncay'ın ruhunu göndermesini isteyenlere son bir söz: Futbolcular gelip geçer, baki olan Fenerbahçe'dir.

18 Ağustos 2009 Salı

Güle Güle Bahtsız Bedevi



Papazın Çayırı'nda yapılan 2000-2010 en iyi ve en kötü kadrolarından esinlenilerek, son 10 sezonun en şanssız takımı kadrosu yapılsa idi, Edu defansın göbeğinde banko oynar, hatta kaptan bile olurdu, tecrübesiyle...

Onun şanssızlığı yaptığı hataların gol olarak dönmesiydi, eğer gol olmasa ama daha çok hata yapsa idi, muhtemelen basın tarafından eleştirilmeyecekti. Eskişehir maçındaki sakatlığı da cabası..

Herşey için teşekkürler Edu.. Carlos gidecek dedikoduları doğru ise, senin iyileştikten sonra bu takımda yer alman gerektiğini düşünüyorum.

2 Ağustos 2009 Pazar

Numarasıyla değişen bir Güiza



Güiza'ya olan inançsızlığımı aylar önce bu posttaki Anelka resmi ile belirtmiştim. Ancak, Kezman'ın numarası olan 9'u alarak yeni sezona bambaşka başlayan Güiza, artık ona olan inancımı yeşertti. Nedendir bilinmez, belki Aragones'i sevmiyordu, belki de özel hayatındaki problemler düzeldi, belki Türkiye'ye alıştı, belki de "Büyük takımda oynamadım" derken Fenerbahçe'nin büyüklüğünü anladı.

Honved maçı sırasında, turu daha ilk maçın ortalarından garantilemişken bile, delicesine press yaparken aklımda bir tilki dolaşmaya başladı. Acaba transfere mi oynuyor sorusu ister istemez aklımda yer etti. Ancak bugün Alex'in ilk golünden sonraki taraftarla bütünleşmesi, ikinci golden sonra sevinci, kupa töreninde kupayı alıp taraftarla bütünleşmek istemesi bu düşüncemi yerle bir etti.

Güiza bu sezona çok iyi başladı, o kadar iyi başladı ki, ilk defa bizim stadda oyundan çıkarken yuhalanmadan çıktı. Bugün gol atmamış olabilir, ama ikinci goldeki asisti, yaptığı press, takım arkadaşlarını soktuğu pozisyonlar, özellikle ilk yarı sonuna doğru Alex'e attığı bir pas vardı, sandım ki Alex o pası kendine attı, enfesti doğrusu, Güiza'nın adaptasyon sürecini aştığını, kendini artık futbola verebileceğinin göstergesiydi. Güiza bu hırsını, bu performansını sürdürdükçe taraftarın gözüne girmeye devam edecektir. Keza, Pierre van Hooijdonk'tan beri bir forvet hasreti yaşayan Fenerbahçe taraftarı, sözleşmesi de uzatılırsa ve bu performansına yakın bir çizgi tutturursa Güiza'yı unutulmazlar arasına ekleyecektir diye düşünüyorum.

Performansının ve isteğinin böyle devam etmesi dileğiyle Daniel..

31 Temmuz 2009 Cuma

Elano vs Lugano


Elano : Lugano Brezilya'nın en saldırgan oyuncusu


Lugano: Elano bunu benim yüzüme söyleyebilirdi. Basına değil. Biz böyle şeyleri sahada hallederiz.


13 Temmuz 2009 Pazartesi

İki sezon arası notlar - 1

* Transfer piyasası durgun, Real Madrid saolsun. Milyonlar havada uçuşuyor, herkesin bonservis fiyatı arttı sayelerinde. Bakalım bunların paralarını nasıl çıkaracaklar.

*Seyrantepe sözleşmesi fesh edildi. Sami Yen'de oynama taraftarı olanlara müjde demek için erken, muhtemelen yarım kalan stadyumu bitirecek bir firma bulunur.

*Ankaragücü Vassel'i transfer etti, tebrik etmek gerekir, Maniche sırada diye iddialar var portekiz basınında, ne kadar doğrudur bilemem.

*Arda, Galatasaray kaptanı olup, 10 numarayı aldı. Avrupa'ya gitmesin diye güzel bir hamle, ancak kaptan dediğin söz geçirmelidir. Servet'e Ayhan'a Kewell'a nasıl söz geçierecek bilemiyorum.

*Lugano'da belirsizlik sürüyor, imzalasa da derin bir oh çeksek. Edu da sakat zaten, Luciano'ya yapıldığı gibi teşekkür edilip yollar ayrılabilir.

*Beşiktaş'ta işler biraz karıştı. Holosko ve Tello zam istemişler, tabi, ona buna milyon euroları saçmak olunca, seni şampiyon yapanlarda haklarını isteyecektir.

*Volkan'ın imzalaması uzun sürdü, haklı adam, hakkını araması gayet doğal. Manevi oğlum dediğinize 3.5 milyon verirken, Fenerbahçe'nin kendi öz evladına 1.5 civarı teklif etmek biraz saçma değil mi?

*Marco Aurelio'nun dizine kadavradan alınan bağlar yerleştirilmiş deniyor, ne kadar doğru bilemem. Ancak Türkiye'de daha unutulmamış bir Baliç örneğinden sonra, kim transfer etmek ister bilmiyorum.

*Basında abuk subuk transfer haberleri çıkıyor, yok Ronaldinho, yok Eto'o. Fenerbahçe'lilerin beklentilerini yüksek tutup, herhangi bir transferin tatmin insanların tatmin etmemesine uğraşılıyor heralde. E, basının da en büyük ekmek kapısı Fenerbahçe.

*Fenerbahçe yine 3.-4. lig takımlarıyla hazırlık maçı yapacak, son maç iyi seçilmiş, Almanya Bundesliga'sının bu sezonki flaş takımı Hoffenheim.

*Fikstür çekildi, Galatasray ve Beşiktaş maçları arasında yine 2-3 hafta var, yine son hafta Trabzonspor ile oynuyoruz. Ne tesadüf..

*Kader Keita İstanbul'a indi, futbolcularından para kazanmasıyla ünlü Lyon'un 18'e aldığı adamı 8'e elden çıkarması büyük soru işareti doğrusu. Daha kötü sahalarda, daha sert oynayan savunmacılara karşı neler yapabilecek.

*Uğur Uçar ve Linderoth yıllar sonra oynayabilecekler, Uğur'a gösterilen sabrı anlamak kolay da, Linderoth'a iyi dayandılar vallahi. 2 seneyi sakat geçirdi, MR'a girmemiş adam

25 Haziran 2009 Perşembe

2. ve 3. muhtemel Servet Çetin vakaları



Üstüste 5-6 maç izleyemedik Can ile Yasin'i.. Birisi Sivas'ta birisi İBB'de. Sezon sonunda milli takıma kadar çıkarlar ise şaşırmayalım. Sabırsız taraftar kurbanı oldu bir tanesi, öteki neyin kurbanı oldu bilmiyorum. Tanrılar kurban istedi galiba..